
Finera Makaleler: Ticaret Savaşlarının Gölgesinde “Yapay Zeka” Kalkanı: Küresel Ekonomi Nereye?
Finera Makaleler: IMF World Outlook Değerlendirmesi
Finera Makaleler: IMF World Outlook Değerlendirmesi
Giriş
Küresel ekonominin “yumuşak iniş” senaryolarını tartıştığımız günleri geride bıraktık; artık masada çok daha karmaşık bir denklem var. IMF’nin Ocak 2026 raporu ve son makroekonomik analizler, dünya ekonomisinin ticaret savaşları ve gümrük vergisi şoklarına karşı şaşırtıcı bir direnç gösterdiğini ortaya koyuyor. %3,3’lük küresel büyüme beklentisi, kağıt üzerinde “işler yolunda” dedirtse de, motor kaputunu açtığımızda gördüğümüz manzara, teknoloji odaklı bir ayrışma ve artan finansal kırılganlıkları işaret ediyor.
Bu direncin arkasındaki itici güç belli: Yapay Zeka (AI). Ancak asıl soru şu; bu bir kurtarıcı mı, yoksa Dot-com benzeri yeni bir balonun habercisi mi?
Gümrük Duvarlarına Rağmen Büyümek
ABD öncülüğünde artan korumacılık önlemleri ve gümrük tarifeleri, teorik olarak küresel ticareti boğması gereken faktörler. Ancak özel sektörün tedarik zincirlerindeki çevikliği ve özellikle ABD ile Çin’in mali teşvikleri, bu şoku absorbe etti. IMF, 2026 büyüme tahminini %3,3’e revize ederken, bu iyimserliğin büyük kısmını ABD ekonomisindeki teknoloji yatırımlarına dayandırıyor.
Aşağıdaki tablo, büyümenin coğrafi dağılımını ve revizyonları net bir şekilde gösteriyor. Özellikle ABD ve Hindistan’daki yukarı yönlü revizyonlar dikkat çekici.

Ancak bu büyüme “tabana yayılmış” sağlıklı bir büyüme değil. İmalat sanayi küresel ölçekte can çekişirken, hizmetler ve teknoloji sektörü arayı kapatıyor. Bu durum, ekonomileri sektörel şoklara karşı daha savunmasız hale getiriyor.
2000 Ruhu ve “Muhteşem Yedili” Sendromu
Mevcut teknoloji rallisi, kaçınılmaz olarak akıllara 1995-2000 Dot-com dönemini getiriyor. ABD’de bilgi teknolojileri yatırımlarının GSYH’ye oranı 2001 zirvelerine ulaşmış durumda. Ancak bugünü o günden ayıran temel bir fark var: Kârlılık.
2000 yılında şirketler sadece “hikaye” satıyordu; bugün ise NVIDIA, Microsoft gibi devler (Muhteşem Yedili), reel kazançlar ve güçlü bilançolarla bu değerlemeleri destekliyor. Yine de risk yok değil. Piyasa değerlemelerinin GSYH’ye oranı ABD’de %226’ya ulaşarak 2001 seviyelerini (%132) çoktan aştı.
Aşağıdaki grafik, teknoloji hisselerinin (özellikle Muhteşem Yedili’nin) piyasanın geri kalanından nasıl koptuğunu dramatik bir şekilde özetliyor. Bu ayrışma, piyasa derinliği açısından ciddi bir risk.

Görünmez Tehlike: Kaldıraç ve Borçluluk
Teknoloji rallisinin en karanlık noktası hisse fiyatları değil, bu büyümenin finansman şekli. AI yatırımları devasa sermaye gerektiriyor ve şirketler giderek daha fazla borçlanma araçlarına yöneliyor. Eğer beklenen üretkenlik artışları (productivity gains) gecikir veya hayal kırıklığı yaratırsa, yüksek kaldıraçlı bu şirketlerin yaşayacağı bir düzeltme, sadece borsayı değil, kredi piyasalarını da kilitleyebilir.
Bu senaryoda, teknoloji ihracatçısı Asya ekonomileri ve ABD doğrudan darbe alırken; Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalar, daralan küresel likidite ve risk iştahındaki düşüşle (Risk-off) sarsılacaktır.
Merkez Bankaları İçin “İnce Ayar” Dönemi
Bu tablo, merkez bankalarını zorlu bir ikilemle baş başa bırakıyor. Eğer yapay zeka kaynaklı verimlilik artışı reel nötr faiz oranlarını yukarı çekerse, faiz indirim döngüsünde beklenen gevşeme gerçekleşmeyebilir. Öte yandan, olası bir teknoloji çöküşünde (hard landing), merkez bankalarının hızla faiz indirmesi gerekecek.
Enflasyon tarafında ise manşet veriler düşse de, hizmet enflasyonundaki katılık ve jeopolitik risklerin enerji fiyatları üzerindeki gölgesi devam ediyor. Aşağıdaki grafik, enflasyondaki düşüş eğilimini ancak hedefe varışın zaman alacağını gösteriyor.
Sonuç: Temkinli İyimserlikten “Stratejik Hazırlığa”
Finera olarak görüşümüz nettir: Yapay zeka devrimi, verimlilik artışı açısından somut bir potansiyel taşıyor ve şu anki büyümeyi destekliyor. Ancak bu büyüme, tarihsel ortalamaların çok üzerinde bir varlık fiyatlaması ve borçlulukla finanse ediliyor.
Yatırımcılar ve reel sektör için 2026 stratejisi, “fırsatları kaçırmamak” ile “balonun altında kalmamak” arasındaki o ince çizgide yürümek olmalı. Özellikle Türkiye gibi dış finansman ihtiyacı olan ülkeler için, küresel risk iştahının (VIX) ve ABD tahvil faizlerinin seyri, yapay zeka haberlerinden çok daha belirleyici olacaktır.
İyimseriz, ama emniyet kemerlerini çözmüyoruz.
Not: Bu yazı aşağıdaki iki kaynaktan yararlanarak hazırlanmıştır. Grafikler ve tablo IMF World Economic Outlooktan alınmıştır.
Kaynaklar:
- IMF World Economic Outlook Update, January 2026
- Adrian, T. & Gourinchas, P.O., “Global Economy Shakes Off Tariff Shock Amid Tech-Driven Boom”, IMF Blog, Jan 19, 2026.



