Finera Gündem 04.11.2025

Finera Gündem, Ekonomi ve Emtia Hakkında Haber ve Analizler

Yazar:

finerafinance

Kategori:

Yayınlanma Tarihi:

Kasım 3, 2025

Finera Gündem, Ekonomi ve Emtia Hakkında Haber ve Analizler

Türkiye Ekonomisi

Ekim Enflasyonu %2,55

Ekim ayında TÜFE aylık bazda %2,55 artarak hem bizim tahminimizin (%2,8) hem de piyasa beklentilerinin (%2,7–%2,8) hafif altında kaldı. Yıllık enflasyon %33,3’ten %32,9’a geriledi ancak TCMB tahmin bandının üst sınırının yaklaşık 1 puan üzerinde seyretmeye devam etti. Yılın ilk on ayında kümülatif enflasyon %28,6’ya ulaştı ve yılın TCMB tahmin bandı içinde tamamlanma olasılığı kalmadı. Mevsimsellikten arındırılmış TÜFE aylık artışı %2,07’ye gerileyerek Eylül ayındaki %2,7 seviyesinin altına indi.

Çekirdek göstergelerde de benzer bir eğilim izlendi. B ve C endekslerinin yıllık artışları 0,4 puan düşerek sırasıyla %32,5 ve %32,1 oldu. Aylık enflasyon, beklentilerin hafif altında kalmasına rağmen fiyatlama davranışlarında kalıcılığın sürdüğünü gösteriyor.

Ekim ayında mevsimsel olarak artan giyim fiyatlarına ek olarak gıda ve ulaştırma kalemleri öne çıktı. Özellikle hava koşullarıyla ilişkisi zayıf ürünlerde yüksek fiyat artışları dikkat çekti. Taze meyve ve sebze dışında kalan işlenmemiş gıda ürünlerinde güçlü artış eğilimi üst üste üçüncü aya taşındı. Mevsimsellikten arındırılmış TÜFE’deki %2,07’lik artış, bir önceki aya göre düşüşe işaret etse de enflasyon eğiliminin hâlâ %2’nin üzerinde olduğunu gösteriyor. TCMB’nin izlediği dağılım bazlı göstergelere göre medyan ve budanmış ortalama enflasyon oranları %2 seviyesinde kalmaya devam ediyor.

ISO PMI Alarm Veriyor

Ekim 2025’te İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI endeksi 46,5’e gerileyerek faaliyet koşullarındaki bozulmanın sürdüğünü gösterdi. Talep zayıflığı hem iç piyasada hem ihracat pazarlarında yeni siparişlerin azalmasına yol açtı; buna bağlı olarak üretim, istihdam ve satın alma faaliyetleri geriledi. Türk lirasındaki değer kaybı girdi maliyetlerini yüksek tutarken üreticiler bu maliyet artışlarını nihai ürün fiyatlarına yansıttı. Girdi talebinin düşmesi tedarikçi teslimat sürelerini kısaltsa da genel olarak imalat sektöründe zayıf talep ve maliyet baskılarının belirgin şekilde sürdüğü görüldü.

Sektörel PMI Verileri

Ekim 2025’te imalat sanayi genelinde yavaşlama belirginleşirken, sektörlerin büyük kısmı talep zayıflığı ve yüksek maliyet baskılarından olumsuz etkilendi. Tekstil ve hazır giyim sektörlerinde siparişlerdeki azalma üretim ve istihdamı aşağı çekerken özellikle iç pazardaki durgunluk dikkat çekti. Kimya, plastik ve kauçuk sektörlerinde de üretim düşüşü sürdü. Metal ürünleri ve makine-ekipman üreticileri, hem iç talep hem de ihracat siparişlerindeki yavaşlamadan etkilenerek kapasite kullanımını düşürdü. Buna karşın bazı gıda ve içecek üreticileri iç tüketimin görece dayanıklılığı sayesinde sınırlı da olsa pozitif bir görünüm sergiledi.

Genel olarak sektörlerin büyük kısmı üretim hacmini ve istihdamı daraltırken firmalar maliyet artışlarını fiyatlarına yansıtmak zorunda kaldı. Tedarik zinciri tarafında talep zayıflığı nedeniyle teslimat süreleri hafif kısaldı, ancak bu durum üretim artışına dönüşmedi. Liradaki değer kaybı, ithal girdilere bağımlı sektörlerde baskıyı artırmaya devam etti. Böylece imalat sanayi hem iç hem dış talepteki yetersizlik hem de maliyet kaynaklı sorunlar nedeniyle yılın son çeyreğine zayıf bir başlangıç yaptı.

Küresel Ekonomi

Küresel PMI Haftası

Ekim 2025’te ABD ISM İmalat PMI verisi 48,7’ye gerileyerek sektördeki daralmanın sekizinci aya ulaştığını gösterdi. Üretim, siparişler ve istihdam zayıflarken fiyat baskıları hafifledi. Avrupa’da imalat sektörü genel olarak toparlanma eğiliminde olsa da faaliyet hâlâ kırılgan. Birleşik Krallık’ta endeks 49,7’ye yükselerek son bir yılın en yüksek seviyesine çıktı, Almanya 49,6 ile durağan seyretti, Fransa 48,8 ile daralmanın hızını azalttı. İtalya 49,9 ile neredeyse büyüme sınırına yaklaşırken, İspanya 52,1 ile bölgenin en güçlü performansını sergiledi. Asya’da görünüm daha olumlu seyretti: Hindistan 59,2’ye yükselerek güçlü büyümesini sürdürdü, Vietnam 54,5 ile üretimde belirgin artış kaydetti. Buna karşın Çin 50,6’ya gerileyerek büyüme hızını yavaşlattı, Güney Kore 49,4 ve Avustralya 49,7 ile yeniden daralma bölgesine geçti. Genel olarak, Ekim ayında küresel imalat faaliyeti Asya öncülüğünde kısmen toparlanma sinyalleri verirken, Avrupa’da durağanlık ve ABD’de daralma eğilimi devam etti.

ABD Cari Açığı, Tarifeler İşe Yarıyor mu?

ABD’nin temmuz 2025 dış ticaret açığı 78,3 milyar dolara çıkarak son dört ayın en yüksek seviyesine ulaştı ve piyasa beklentilerini aştı. İhracattaki artış sınırlı kaldı (%0,3) ve özellikle altın, bilgisayar ekipmanları, sivil uçaklar ve kamyon-otobüsler ile devlet hizmetleri kaynaklı oldu. Buna karşılık bazı sanayi ürünleri özellikle bitmiş metaller ve kazıcı makine ihracatı düşüş gösterdi.

İthalat tarafında ise enerji ve teknoloji odaklı ürünler ile mücevher ve ulaşım araçları öne çıkarak toplam ithalat %5,9 artışla 358,8 milyar dolara yükseldi. Fakat ilaçlar, yarı iletkenler, bazı araçlar ve binek otomobillerde alımlar azaldı. Açığın en büyük kaynakları Meksika, Vietnam, Çin ve Tayvan olurken, AB, Hindistan ve Kanada ile de önemli açıklar oluştu.

Çin, Altın ve KDV

Çin altın perakendecileri için önemli olan KDV avantajını sonlandırma kararı aldı. Karar hemen yürürlüğe girdi ve 2027 sonuna kadar geçerli olacak. Yeni düzenlemeye göre KDV indirimi tam olarak yalnızca Şanghay Altın Borsası ve Şanghay Vadeli İşlem Borsası üyesi şirketlere uygulanacak. Bunlar ağırlıklı olarak büyük bankalar, rafineriler ve yatırım amaçlı altın satan üreticilerden oluşuyor.

Daha önce çoğu üretici ürün KDV’sinin %13’ünü düşebiliyordu, ancak yeni kurala göre üye olmayan şirketler yalnızca %6 oranında mahsup yapabilecek. Bu değişiklik mücevher üreticileri, sanayi kullanıcıları ve üye olmayan yatırım ürünleri (altın külçeler, madeni paralar) üreten firmaları kapsıyor. Yetkililer etkilerin uygulamaya bağlı olacağını belirtirken, analistler bu adımın kâr marjlarını daraltabileceğini ve küçük üreticiler üzerinde baskı yaratabileceğini öngörüyor.

Nadir Toprak Elementleri Anlaşması

Çin, nadir toprak elementleri üzerindeki ihracat kontrollerini kaldıracak ve ABD’li yarı iletken şirketlerine yönelik soruşturmaları sonlandıracak bir ticaret anlaşması imzaladı. Beyaz Saray’ın açıklamasına göre, Çin bundan böyle nadir toprak elementleri, galyum, germanyum, antimuan ve grafit için genel ihracat lisansları verecek; böylece Nisan 2025 ve Ekim 2022’de uygulanan kısıtlamalar geri çekilmiş olacak.

Karşılığında ABD, bazı tarifeler üzerindeki askıya devam edecek ve Çin ürünlerine planlanan %100’lük ek vergiyi iptal edecek. Çin ayrıca nadir toprak mıknatısları üzerindeki kısıtlamaları askıya alırken, ABD de bazı Çinli şirketlere yönelik sınırlamaları gevşetecek. Tarım tarafında ise Çin, bu sezon 12 milyon ton soya almayı ve önümüzdeki üç yıl boyunca yıllık en az 25 milyon ton alımı taahhüt etti. Anlaşma, aylardır süren ticaret gerilimlerinin ardından küresel piyasalarda rahatlama sağlamayı hedefliyor.

Emtia Piyasaları

Çinko

Kasım 2025’te çinko vadeli işlemleri İngiltere’de ton başına 3.100 dolara çıkarak son 11 ayın en yüksek seviyesini gördü. Bu yükseliş rafine çinko arzının düşük seyrini doğrulayan verilere dayanıyor. Uluslararası Kurşun ve Çinko Çalışma Grubu’nun derlediği verilere göre rafine çinko üretimi bu yıl %2’nin üzerinde düşerken, maden üretimi %6,3 arttı. Bu durum özellikle Kazakistan ve Japonya’daki rafinerilerdeki üretim kısıtlamaları ve Japonya’da kritik Toho Zinc Annaka tesisinin kapanması ile bağlantılı.

Buna paralel olarak çinko işleme ücretleri ton başına 87,5 dolara yükseldi. Geçen yılın sonunda negatif seviyedeydi. LME stokları ise yıl başındaki 230,5 bin tondan 35 bin tona düştü ve bu miktar küresel talebin bir gününden daha az seviyeye karşılık geliyor. Sonuç olarak nakit ve 3 aylık vadeli kontrat fiyatları arasındaki fark en az 1997’den bu yana görülen en keskin seviyeye ulaştı.

Kanola

Kasım başında kanola vadeli işlemleri ton başına yaklaşık 620 CAD seviyelerine gerileyerek, 30 Ekim’de görülen altı haftanın en yüksek seviyesi olan 634,5 CAD’den düştü. Fiyat düşüşünde kar realizasyonu ve genel bitkisel yağ piyasasındaki geri çekilme etkili oldu. Bu durum kanola ile diğer yağlar arasındaki primin azalmasına ve ezme marjlarının daralmasına yol açtı, böylece kısa vadeli talep zayıfladı.

Ayrıca, Kanada’daki hasat neredeyse tamamlandı ve resmi üretim ve verim verileri yukarı yönlü revize edildi; bu da kısa vadeli arzı artırıyor. Ticaret ve talep tarafında da yumuşama gözlendi. Çin’in geçici anti-damping önlemleri, Kanada tohumları için önemli bir ihracat kanalını kapatırken, biyoyakıt talebindeki zayıflık sanayi kullanımını sınırladı. Tüm bu faktörler kanolada kalıcı bir ihracat toparlanmasını şimdilik engelliyor.

Alüminyum

Kasım 2025’te İngiltere’de alüminyum vadeli işlemleri ton başına 2.915 dolara çıkarak, son üç yılın en yüksek seviyesini gördü. Fiyat artışını destekleyen temel faktörler arasında sıkı arz koşulları öne çıkıyor. Çin metal üretiminde fazla kapasiteyi önlemeyi öncelik olarak vurgularken, yıllık 45 milyon tonluk alüminyum üretim kotasının gelecek yıl aşılması bekleniyor. Çinli üreticilerin Endonezya’da yeni tesis kurma girişimleri de yüksek enerji maliyetleri ve yerel düzenlemeler nedeniyle sorunlarla karşılaşıyor.

Diğer bölgelerdeki üreticilerdeki sıkıntılar da arzı baskılıyor. İzlanda’daki Grundartangi tesisinde iki pot hattından biri elektrik ekipmanı arızası nedeniyle durduruldu, Alcoa ise Avustralya’daki Kwinana alümina rafinerisini boksit kalitesindeki düşüş nedeniyle kapatma kararı aldı. Öte yandan elektrifikasyon gibi hızlı büyüyen sektörlerde alüminyum talebi güçlü seyrini sürdürüyor. ABD ve Çin arasındaki olası ticaret anlaşması beklentisi kısa vadeli piyasa havasını da olumlu etkiledi.

 

Bu İçeriği Paylaşın!

Mail Listesine Kaydol!

Haftanın Panoraması ve Finera Gündem Ücretsiz Olarak Mail Kutunda!

Daha Fazla İçerik