
Finera Gündem: Reel Kayıplar, Çin’in Mali Teşvikleri ve Küresel Tahvil Rallisi
Finera Gündem: Gürültüden Uzak Makroekonomik Özet
Finera Gündem: Gürültüden Uzak Makroekonomik Özet
Yurt içinde tarımsal maliyetlerdeki tırmanış gıda enflasyonuna dair riskleri canlı tutarken, Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi’ndeki (YD-ÜFE) veriler sanayicimizin ihracat pazarlarındaki fiyatlama davranışlarını ve rekabetçilik kapasitesini gözler önüne seriyor. Makro tarafta ise Merkez Bankası’nın yayımladığı Konut Fiyat Endeksi ve Yeni Kiracı Kira Endeksi, gayrimenkul piyasasındaki reel kayıpları ve kira piyasasındaki ayrışmayı net bir şekilde ortaya koyuyor.
Küresel piyasalarda ise Hindistan’daki hizmet sektörü canlılığına karşın üretimdeki yavaşlama, Hollanda’daki derinleşen tüketici karamsarlığı ve Çin’in mali teşvikleri gündemin ana başlıklarını oluşturuyor. Avustralya’dan gelen işsizlik verisi ve tahvil piyasasındaki hareketler merkez bankalarının faiz patikasına dair beklentileri yeniden şekillendiriyor.
İşte yurt içi veriler ve küresel gelişmeler ışığında hazırladığımız Finera Gündemi:
TÜRKİYE GÜNDEMİ
Makro Ekonomi: Enflasyon Dinamikleri ve Tarımsal Maliyetler
Tarımda Girdi Maliyetleri Hız Kesmiyor TÜİK tarafından yayımlanan Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE), Mart 2026’da aylık %3,89, yıllık bazda ise %34,26 oranında artış gösterdi.
-
Maliyet Analizi: Özellikle gübre ve toprak geliştiriciler kaleminde aylık %9,69 ve yıllık %48,33 oranındaki sıçrama, tarımsal üreticinin maliyet yükünün ağırlaştığına işaret ediyor. Tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinin yıllık %35,82 artması, gıda enflasyonunda maliyet kaynaklı yukarı yönlü baskıların önümüzdeki aylarda da devam edeceğini gösteriyor.
YD-ÜFE ve İhracatçının Sıkışan Rekabetçiliği Nisan 2026 dönemine ait Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) aylık %4,16, yıllık ise %35,07 oranında artış kaydetti.
-
Kritik Analiz: YD-ÜFE, yerli sanayicimizin yurt dışına sattığı ürünlerin fiyatlarındaki değişimi yansıtır. Yıllık enflasyonun %32 seviyelerinde olduğu bir ortamda, YD-ÜFE’nin yıllık %35 seviyesinde gerçekleşmesi ve birçok alt kırılımda bu oranın altında fiyat artışı yapılması, sanayicimiz için ciddi bir risk barındırıyor. Yurt içi girdi maliyetleri ile enflasyonist ortamda üretim yapıp ihracata odaklanan firmalar, yurt dışındaki rakiplerine karşı fiyat avantajlarını korumakta zorlanıyor. İhracatçı, kur artışının sağladığı görece rahatlamayı, yurt içi maliyet enflasyonuna karşı eritmekte; bu da dış pazarlarda rekabetçilik gücünü zayıflatan temel bir unsur haline gelmektedir. Enerji kalemindeki yıllık %125,66’lık artışın, maliyet yapısı üzerinde ne denli ağır bir yük oluşturduğu tartışmasızdır.
Gayrimenkul Piyasası: Konutta Reel Kayıp, Kirada Bölgesel Ralli
TCMB’nin Nisan 2026 dönemine ilişkin Konut Fiyat Endeksi (KFE) ve Yeni Kiracı Kira Endeksi, konut piyasasındaki yapısal dönüşümü gözler önüne seriyor.
Konut Fiyatlarında Reel Daralma Sürüyor Türkiye genelinde Konut Fiyat Endeksi Nisan ayında aylık %1,8, yıllık bazda nominal olarak %26,6 arttı. Ancak bu nominal artış enflasyondan arındırıldığında, konut fiyatlarının reel olarak %4,3 oranında değer kaybettiğini görüyoruz. Bu durum, konutun bir yatırım aracı olarak cazibesini yitirdiğini ve reel getiri arayışının başka kanallara kaydığını teyit ediyor.
Yeni Kiracı Kira Endeksi İlk Kez Yayımlandı TCMB’nin ilk kez paylaştığı “Yeni Kiracı Kira Endeksi”, kira enflasyonundaki katılığı net bir biçimde gösterdi.
-
Yeni kiracılar için kira bedelleri Nisan ayında yıllık %31,7 oranında arttı. Bu artış, KFE’deki yıllık nominal artışın (%26,6) üzerinde kalarak konut piyasasında “satın alma maliyetinden ziyade barınma maliyetinin” daha hızlı arttığına işaret ediyor. Ankara (%36,7) ve İstanbul (%36,2), yeni kira artışlarında zirvede yer alıyor.
KÜRESEL GÜNDEM
Makro Veriler: Çin’de Mali Teşvik, Hindistan’da Çift Yönlü PMI
Çin Maliye Politikasını Ön Yüklüyor Çin’de maliye harcamaları yılın ilk dört ayında (Ocak-Nisan) yıllık %1,3 artışla 9,48 trilyon yuan seviyesine ulaştı. Yıllık bütçe hedefinin %31,6’sının ilk dört ayda kullanılmış olması, Çin’in yavaşlayan iç talebi ve gayrimenkul krizini dengelemek adına mali teşvikleri hızla devreye soktuğunu gösteriyor.
Hindistan’da İmalat Yavaşlarken Hizmetler Canlı Hindistan’da Mayıs ayı öncü (flaş) PMI verileri çift yönlü bir seyir izledi. İmalat PMI, rekabet baskıları ve artan girdi maliyetleriyle 54,3’e gerileyerek son dört yılın en zayıf üretim artışlarından birini sergilerken, Hizmet PMI 58,9 ile son altı ayın zirvesine çıkarak güçlü iç talebi teyit etti.
İşgücü Piyasaları ve Not İndirimleri
Avustralya’da İşsizlik Sürprizi Avustralya’da Nisan ayı işsizlik oranı beklentileri aşarak %4,5 seviyesine ulaştı ve 2021 sonundan bu yana en yüksek düzeyi gördü. İstihdamdaki 18.600 kişilik kayıp, piyasalarda Avustralya Merkez Bankası’nın (RBA) şahin tonunu yumuşatabileceği beklentisini doğurdu.
Meksika’ya Moody’s’den Not İndirimi Moody’s, mali koşullardaki zayıflama, kamu petrol şirketi Pemex’e yönelik destek yükü ve katı harcama yapısı nedeniyle Meksika’nın kredi notunu yatırım yapılabilir en düşük seviye olan Baa3’e indirdi.
Finera Ekonomi Notları
Yurt içinde enflasyonla mücadele süreci, maliyet kaynaklı baskılarla daha karmaşık bir hal alıyor. Tarım-GFE’deki %34’lük artış, gıda fiyatlarında yaz ayları için beklenen düşüşlerin maliyet bariyerine takılabileceğini gösteriyor. Sanayicimiz ise bir taraftan YD-ÜFE’deki artışla ihracat birim fiyatlarını korumaya çalışırken, diğer taraftan artan enerji maliyetlerini (yıllık %125) bilançolarına yedirmekte zorlanıyor. İhracatçının üzerindeki kur baskısı ve girdi maliyetleri, önümüzdeki çeyreklerde kârlılık marjlarını belirleyecek en kritik faktör olacak.
Küresel tarafta ise merkez bankalarının “yüksek faiz” politikası, işgücü piyasalarındaki soğuma belirtileriyle (Avustralya örneği gibi) teste tabi tutuluyor. Çin’in bütçe harcamalarını öne çekmesi, küresel talebin desteklenmesi adına olumlu bir sinyal. Ancak ABD ve Avrupa’daki inatçı enflasyon, Fed ve ECB’nin “daha uzun süre yüksek faiz” stratejisinden geri adım atmasını zorlaştırıyor. Portföylerde, yüksek enerji maliyetlerini fiyatlarına yansıtabilen veya verimlilik odaklı ihracat kapasitesi yüksek şirketleri öne çıkarma stratejisi, önümüzdeki dönemde rasyonel bir savunma olmaya devam edecektir.



